livaneli.
← Kitaplar
livtr:e6e74420-14c0-4af6-a20e-e819ce174a08.jpg

Kardeşimin Hikayesi

Kitap · 2013

Serenad fırtınasından sonra Livaneliden nefes kesen bir roman

Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikâye, daha doğrusu hikâye içinde hikâye de böylece başlar. Modern bir Binbir Gece Masalının kapıları aralanır. Ancak bu kez Şehrazad erkektir.

Kardeşimin Hikâyesi aşkın mutlulukta ulaşılacak son nokta olduğuna inananları bir kez daha düşünmeye davet eden, aşka, aşkın karmaşıklığına ve tehlikelerine dair nefes kesen bir roman. Her sayfada yeni bir gerçekliği keşfedecek, kuşku ile kesinliğin sınırlarında dolaşacaksınız.

Mantıksız gibi geliyor ama o sabah uyandığımda tuhaf bir haber alacağımı biliyordum. Karadenizin lacivert dalgalarıyla baş başa kalmış olan bu ıssız köyde geçen her gün birbirinin aynısı olduğu için burada insanların heyecanla konuşacağı olaylara pek sık rastlanmazdı. O günün de ötekiler gibi sessizce akıp gitmesi gerekirdi ama galiba başka şeyler olacaktı. O mahmur sabah saatlerinde bir cinayet haberi alacağımı bilmiyordum elbette ama bir haber gelecekti. Daha yataktan çıkmamıştım, gözlerim kapalıydı, arkalarında fosforlu çizgiler bırakarak yıldırım hızıyla hareket eden mor tavşanları izliyordum.

Kitaptan

Sahiden herşey saçma mı, hiçbir şeyin anlamı yok mu? Bence öyle! Yok, hiçbir şey yok. İnsanın biyolojik fonksiyonlarına aşırı bir anlam yükleme çabası içerisindeyiz. Çünkü hiçlik zor geliyor.

sf.16

Duyguları anlamadan yaşamak olanaksız, bu eğitimi ancak edebiyat sağlar.

sf.20

İnsan soyunun duygularını anlatan, psikolojik derinliklerine inebilen tek bir birikim vardır: O da edebiyat.

sf.20

Haddini bilmeyip de ay tanrıçasına âşık olan çobana verilen cezayı biliyor musunuz? Tanrıların çobana verdiği ceza kaderini bilmektir. Gelecekte neler yaşanacağını, yarın ne olacağını bilmek! Bundan daha korkunç bir ceza yokur dünyada. Ölümden bile beter...

sf. 31

İnsanın hayattaki başlıca görevi kendine iyi bakması ve mümkün olduğu kadar uzun yaşamasıdır.

İnanın bana hayatın tek gerçek yanı kurgudur. Yani hikâyelerde anlatılanlardır.

sf.83

Gördüğünüz her şey bir hikâyedir. Ve nereye kadar gerçek olduğunu bilmemize imkân yoktur. İnsanlar birbirine durmada yalan söyler.

sf.92

... Gerçekler hep tuhaftır.

sf. 93

Edebiyat gerçekten daha gerçektir.

sf. 107

Bu kadar derin âşık olmayan insanlar kendilerini kıskançlığa kaptırır; sevdiğinin bir başka bedenden zevk almasını istemez ama bu, aşk ile sahip olmanın birbirine karışmış halidir. Sahip, sevdiği insan mutlu olacaksa bile bunu bir başkasıyla yapmasını istemez. Hatta bu durumda sevdiğinin ölmesini tercih eder. Ama bir de aşkın en yüksek noktası var. Kıskanmayı bile unutmak. Onu mutlu eden herşeyi ve herkesi sevmek. O noktada sahiplenmek biter aşk kalır.

sf. 144

Zenginlik insana ait bir özellik değil. Para insanın doğal bir parçası değil; kaybolabilir, çalınabilir, soyut bir kavram. Birtakım sıfırlar... Zaten hayatta anlamlı olan değerler parayla sahip olunamayanlar. Kitap, çalışacak insan, eşya alabilirsin; ama bunlar bilginin, dostluğun, paylaşma duygusunun yerini tutamaz.”

sf.250

Zengin aptallar paranın çok önemli olduğunu sanıyorlar, bu yüzden de servetlerinin kendilerine ruhsal bir ayrıcalık özel bir mutluluk getirmesini bekliyorlar. Bu mümkün olmayınca, içleri de boş olduğu için can sıkıntısı başlıyor. Konuşacak bir şeyleri olmadığı için tavla, kâğıt oyunu falan oynayarak tahammül edebiliyorlar bu hayata ve de birbirlerine. Veya işkolik oluyorlar, sanki kıtlık koşullarından kurtulmaları gerekiyormuş gibi işlere dalıyorlar.

sf.250

Okumak, sadece okumak… Okuyan insan dünyanın aklına yaslar sırtını

sf.250

Fazla bilmek mutsuzluk getiriyor. Ne mutlu cehaletin koruyucu rahmi içinde bir cenin gibi büzülüp yatanlara (!)

sf.250

Aşkın gözü kapalı uçurum kıyısında yürümek olduğunu bilen biri âşık olur mu hiç?

sf.222

Bu dünyada bir insana kendi çıkarının tersine işler yaptıran duygu nedir: Aşk.

sf.287

…O zenginlerin arkadaşları birkaç finansçı, üç beş holding yöneticisi. Üstelik de içtenlikten her zaman şüphe duyulan ilişkiler içindeler. Oysa benim dostlarım dünyanın en akıllı ve yaratıcı insanları: Aristoteles, Platon, İbn Rüşd, Faulkner, Homeros, Nietzsche, İbn Haldun... Bunları hangi maddiyatla tutabilirsin?

sf.250

En temiz, en dürüst, en akıllı sizsiniz, kalan herkes ise aptal ve cahil öyle mi?

sf.249

Yunan trajedilerini biliyorsunuz değil mi? Milattan önce yazılmış oyunlar ama hala geçerli. Bugün bile Oidupus kompleksi falan diyoruz. Peki, onlar yazıldığı zaman bilim neredeydi? Dünya'nın düz olduğuna inanılan, mikropların bilinmediği, ilkel bir emekleme çağında değil miydi? O zaman hangisi gerçek? Bugüne ışık tutan, ölmeyen ve hiç ölmeyecek olan hikâyeler mi, yoksa bilim mi?

sf.84